Salı, 22 Eylül 2026

Buzlu Kahve Tehlikesi: Gizli Şekerler Sokağı Yıkar!

3 dk okuma 0 yorum

Buzlu kahve tehlikesi sokağa çıktıda. Yazın sıcaklığında serinlemek isteyenler için buzlu kahve, düşük kalorili ve antioksidan açısından zengin bir seçenek gibi görünse de, gerçek tehlikeler sokağın köşelerindeki şeker bombaları arasında gizli. İstinye Üniversitesi Liv Hospital Bahçeşehir’de yapılan araştırma, tüketicilerin bu içeceği yalnızca kahve olarak değerlendirdiklerini ortaya koydu, ama gerçek şeker ve kalori bombası aromalı şuruplar, karamel sosları ve krema ilaveleriyle geliyor. İstinye Üniversitesi Liv Hospital Bahçeşehir’de yapılan araştırma, buzlu kahveyi sadece kahve olarak görmeyi yaygın bir hatalı alışkanlık olarak tanımlıyor. İnsanlar, kahvenin lezzetini artırmak için eklenen aromalı şuruplar ve karamellerle beraber, kalori ve şeker miktarını ciddi oranda yükselttiğini fark etmiyor. Sıcak havalarda su yerine bu içeceği tüketmek, dehidrasyon riskini artırarak ek bir tehlike yaratıyor. Kalori hesapları göz önüne alındığında, kremalı ve aromalı bir buzlu kahve 300-500 kalori arasında değişebilir, aynı zamanda 40-60 gram şeker içerebilir. Dünya Sağlık Örgütü, günlük ilave şeker tüketiminin 25 gramı geçmemesini öneriyor, ama tek bir bardak aromalı buzlu kahveyle bu miktar iki katına çıkabiliyor. Şekerin gizli kaynaklarını göz ardı etmek, kalori sayımını zorlaştırıyor, şeker bombasını fark etmeden tüketmek demek. Yetersiz soğutulan veya uzun süre oda sıcaklığında bekletilen sütlü kahvelerde, gıda zehirlenmesine yol açabilen bakteriler hızla çoğalabiliyor. Ayrıca düzenli temizlenmeyen buz makineleri de mikrobiyolojik kontaminasyon açısından risk oluşturabiliyor. Açıkta beklemiş veya soğuk zinciri bozulmuş sütlü içeceklerden kaçınmak gerekir. Bakteri büyümesi, sağlığınız için ciddi bir tehdit oluşturuyor, bu yüzden soğuk zincirini korumak şart. Şurup, krema ve ilave şekerle hazırlanan kahveler yüksek glisemik yüke sahip içeceklere dönüşebilir, bu da kan şekerinde ani dalgalanmalara yol açarak iştahı artırabilir ve uzun vadede insülin direnci ile metabolik sendrom riskini yükseltebilir. Gün içinde hem sıcak hem de buzlu kahve tüketildiğinde, bu sınır farkında olmadan aşılabiliyor. Aşırı kafein tüketimi çarpıntı, hipertansiyon, anksiyete, uykusuzluk ve mide şikâyetlerine yol açabiliyor. Özellikle reflü, gastrit veya ülser öyküsü bulunan kişilerde mide yanması ve sindirim sistemi şikâyetleri görülebilir. Bu yüzden buzlu kahvenin hafif bir öğünden sonra tüketilmesi daha uygun olacaktır. Cold brew veya espresso bazlı sade ya da sütlü kahveler tercih edilebilir, aromalı şuruplar yerine tarçın veya vanilya özütü gibi doğal aroma vericiler kullanılabilir. Evde hazırla kahvelerde içerik tamamen kontrol edilebilirken, hazır ürünlerde etiket okunmalı; glikoz-fruktoz şurubu, karamel sosu, krema ve ilave şeker içeren ürünler mümkün olduğunca sınırlandırılmalıdır. Vücudun sıcak havalarda öncelikli ihtiyacı su dengesini korumaktır. Buzlu kahveler su yerine değil, keyif amaçlı ve doğru içerikle hazırlandığında ara öğün alternatifi olarak değerlendirilebilir. Günlük sıvı ihtiyacının temel kaynağı ise her zaman su olmalıdır. Bakalım bundan sonra şehirlerimizde buzlu kahve tüketimi nasıl evrime uğrar?

Kaynak: Orijinal Haber

Mine Ulubatli

Mine Ulubatli, Nokta 24 Haber haber merkezinde görev yapan deneyimli bir gazeteci. Ekonomi, teknoloji ve yerel gündem başlıklarında içerik üretiyor; doğrulanmış bilgiyi hızlı biçimde aktarmayı ilke ediniyor. Arşivinde 330 haber bulunuyor.

Mine Ulubatli yazarının 344 haberi →

Yorum Yap