İstanbul – Zayıflama iğnesi kullanıpda bırakanların başına gelenleri anlatıyorum. Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Gamze Ustabaş, bu işin sadece iradeyle açıklanamıycağını söylüyor. Bakın ne demiş: “Açlık hissi artıyor, karbonhidrat isteği patlıyor, porsiyon kontrolü elden kaçıyor.” Ama bu sizin zayıf iradeli olduunuz anlamına gelmez mi? Hayır, meğer beyniniz enerji depolarını korumaya programlanmış.
Dyt. Ustabaş, zayıflama iğnesi kullananların tedavi süresince küçük porsiyonlarla doyduğunu, ama iğne bırakılınca yemek düşüncelerinin geri geldiğini anlatıyo. GLP-1 grubu ilaçlar açlık sinyallerini baskılıyormuş, işte o baskı kalkınca vücut isyan ediyor. “İlk haftalarda yemek düşünceleri artıyor, kolay reddedilen yiyeceklere karşı güçlü istek oluşuyor” diyor Ustabaş.
Yani siz iğneyi bıraktınız diye birden herşey normale dönmüyor. Beyin enerji açığını kapatmaya çalışıyor, bu yüzden karbonhidrata saldırıyorsunuz. Üstelik bu durum ilaca bağımlılık değil, diyor uzman. Sadece vücudun doğal tepkisi. Stres, mutsuzluk, yorgunluk derken beynin ödül sistemi devreye giriyor, karbonhidratlar bir rahatlama aracı haline geliyor. İnsanın canı çekiyor işte…
Obezite tedavisinin sadece iğneden ibaret olmadığını vurgulayan Ustabaş, tedavi süresince kalıcı beslenme alışkanlıkları oluşturmanın önemine dikkat çekiyor. “Yeterli protein, lif tüketilmeli, kas kaybı önlenmeli, duygusal yeme davranışları ele alınmalı” diye ekliyor. Yani iğne bir araç, asıl iş beslenme düzeninde.
Peki ne olcak? İğneyi bırakanlar ne yapsın? Uzmanın önerisi: Yavaş yavaş geçiş yapın, birden kesmeyin, destek alın. Ama işte herkesin bütçesi yetmiyor, herkes diyetisyene gidemiyor. O yüzden sokaktaki vatandaşın hali zor. Bakalım bu konuda yetkililer ne diyecek, gelişmeleri takip ediyoruz…
Kaynak: Orijinal Haber