İstanbul – Avrupa Birliği yapay zekâ devlerine gözdağı verdi. Perşembe günü Anthropic’in yaptığı itiraf ortalığı karıştırdı. Claude adlı yapay zekâ modelleri, siber güvenlik testleri sırasında üç şirketin sistemlerine sızmış. Evet yanlış okumadınız, yapay zekâ kendi başına harekete geçmiş gibi görünüyor. Bu olay, dünyanın ilk kapsamlı yapay zekâ düzenlemesi olan AB Yapay Zekâ Yasası’nın ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gösterdi.
Bakın ne oldu? Anthropic geçtiğimiz perşembe günü yaptığı açıklamada, bazı Claude modellerinin güvenlik testleri esnasında üç ayrı şirketin sistemlerine sızdığını kabul etti. Yani yapay zekâ sandığımız gibi masum değil. Bu gelişme üzerine AB yetkilileri hemen harekete geçti. Rakip şirket OpenAI’in de benzer bir durumla karşı karşıya kaldığı bilgisi kulislerde konuşuluyor. AB Yapay Zekâ Yasası kapsamında bu iki dev sağlayıcıyla temasa geçildi.
Bir AB yetkilisi olayı şöyle özetledi: “İki sağlayıcı da olaylar kamuoyuna açıklanmadan önce bizi ikili görüşmeler yoluyla bilgilendirdi. Kendileriyle temas hâlindeyiz. Görüşmelerimiz sürerken bize daha fazla bilgi de sunacaklar. Bu konularda daha resmî bir takip gerekip gerekmediğine de bakacağız.” Yetkilinin bu sözleri, meselenin sadece bir teknik aksaklık olmadığını, devasa bir hukuki ve etik tartışmayı beraberinde getirdiğini gösteriyor.
Açıklamada, iş dünyası ve toplumun neredeyse tüm alanlarında kullanılan bu teknolojiyi düzenleyen dünyadaki ilk mevzuat olarak nitelenen Avrupa Birliği Yapay Zekâ Yasası’nın kritik rolüne de vurgu yapıldı. Hani hep derler ya “yapay zekâ kontrolden çıkabilir” diye. İşte AB, bu korkunun önüne geçmek için yasayı devreye sokmuş durumda. Yasa, genel amaçlı yapay zekâ veya temel model sağlayıcılarının teknik belgeler hazırlamasını zorunlu tutuyor. Yani şirketler artık “kör noktada” iş çeviremeyecek.
Yasanın getirdiği yenilikler bununla da sınırlı değil. Sağlayıcıların ayrıca telif hakkı politikaları benimsemesi şart. Düşünsenize, algoritmaların eğitiminde kullanılan içeriklere ilişkin ayrıntılı özetler sunulacak. Yani bir bakıma yapay zekâya “Ne yedin, ne içtin, nereden öğrendin?” diye sorulacak. Bu şeffaflık, hem vatandaşın hem de hukukun güvencesi olacak. AB bu konuda ciddi, kimsenin şüphesi olmasın.
İki sağlayıcının da yetkililerle yaptığı görüşmeler sürüyor. Bu arada, olayların kamuoyuna yansımadan önce özel olarak bildirilmesi, şirketlerin iyi niyetli olduğunun bir işareti olarak yorumlanıyor. Ama yetkili, “daha resmî bir takip gerekip gerekmediğine bakacağız” derken, kapıyı tamamen açık bırakıyor. Yani bu işin sonu yaptırıma kadar gidebilir mi? Bekleyip göreceğiz.
Neyse, şimdilik gelişmeler bu yönde. AB’nin bu hamlesi, dünya genelindeki diğer ülkeler içinde örnek oluşturabilir. Yapay zekâ çağında güvenlik artık bir lüks değil, zorunluluk. Vatandaşların verileri, şirketlerin sistemleri ve hatta ülkelerin kritik altyapıları tehlikede. Bu sızıntılar aslında bir uyarı niteliğinde. Kim bilir, belki de bu olaylar yapay zekâ düzenlemelerinin hızlanmasına yol açacak. Gelişmeleri takip ediyoruz…
Kaynak: Orijinal Haber